7 Kasım 2017 Salı

Bir Törenin Anatomisi

Okulumuzda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerini geride bıraktık. Yaklaşık bir haftaya yayılan etkinliklerimizde en küçük öğrencilerimizden, onuncu sınıf öğrencilerimize kadar herkes coşkuyla bu heyecana ortak oldu.

27 Ağustos 2017 Pazar

Okullarda Değerleri Nasıl Ele Almalıyız?

Aşağıdaki yazı Çağdaş Öncü Okulları etkinlik el kitapçığı için hazırlanmıştır. Değerler derslerde formal bir biçimde çocuklara verilemez, verilmemelidir de. Okulun her yanına, her anına işlemelidir. Değerler için yaptığımız projeler okulun kılcal damarlarına işlemelidir. Bu yazı bu felsefeyi anlatmaktadır.

HER AN, HER YERDE, HER FIRSATTA

Bir kompozisyon yarışmasının konusu “Barış” olursa yazan çocuklardan kaçının hayatında “barış” konusunda ciddi bir bilinç sıçrayışı olacak? Hayvan Sevgisi temalı bir resim yarışması mı çocuğa hayvan sevgisini kalıcı verir, yaralı bir kuşu sınıfında arkadaşlarıyla birlikte iyileştirme deneyimi mi ? Bu yaz pek çok okulun değer eğitimi alanında uygulamalarını inceledim. İyi örnekler yok değil. Ama örnekler genellikle proje çalışması, sanatla ifade etme vb. Halbuki sanat deneyimin sonunda ortaya çıkar. Şiire yatkın olan ; o kuşun iyileşmesi sürecini deneyimler üzerine şiir yazar. Ya da bir diğeri resim yapar. Bir başkası dansla, bedeniyle anlatır duygularını.
Hedefimiz iddialı ve çok büyük. Siz değerli öğretmenler her fırsatta iyi bir insan olmanın yolunu öğrencilerinize anlatıyorsunuz. Biz bu harika çabayı şöyle zenginleştireceğiz: Bir gezide alt kazanım hedefimiz o yıl işlediğimiz değer olacak. Bir Besaş gezisi sadece ekmeğin nasıl yapıldığını öğretmeyecek çocuklarımıza. Sorumluluk ise değer konumuz, o geziden sorumlulukla ilgili bir deneyim yaşamalarını sağlayacağız.
Törenlerde, gezilerde, sanata extra etkinliklerinde, tüm sahne işlerimizde, oyun haritasında, under the dome etkinliklerinde, panolarda her an, her yerde, her fırsatta çalıştığımız öğrenci kuşağı için belirlenmiş değer için deneyimler üreteceğiz.
  

İYİ BİR İNSAN İÇİN, VAR MISINIZ ?

6 Haziran 2017 Salı

Okullarda Oyun Kültürüne Dair Sorular

Oyun Hareketi Derneği’nin kuruluşundan bu yana yaklaşık bir yıl geçti. Oyun hakkı temelli yürüyen projelerimizden birisi de “Okullarda Oyun Kültürü” konulu seminerlerimiz. Bir süredir bu platformda  bu konuda yazıyorum. Aşağıdaki soruları ise drama, çocuk tiyatrosu ve oyun konusunda çalışanlar ile tartışmak üzere paylaşıyorum. Belki oyunun okul sahasında önemi konusunda bir kamuoyu yaratabilir, drama-tiyatro çalışanlarının ‘okullarda oyun’ konusunda sorumluluklarını masaya yatırabiliriz.
Bu yazıda okullarda çocukların oyun oynaması meselesinde birlikte kafa yormaya ne dersiniz?


1)Okul koridorlarında ne gibi düzenlemeler yaparsak koridorları çocuklar için daha oynanabilir hale getirebiliriz? Okul koridorlarında oyun oynamanın yasaklanmasına neden olan doğru ya da yanlış gerekçeleri ortadan kaldırmak için neler yapabiliriz?
2)Öğretmenin okulda, ebeveynin evde oyunu boş zaman etkinliği olarak görme durumunu nasıl değiştirebiliriz? Oyun neden çocuğun boş zaman etkinliği değildir?
3)Okul programlarını planlarken çocukların oyun ihtiyaçlarını gözetmek mümkün müdür? Mümkünse neler önerirsiniz?
4) Çocuklar okul bahçelerinde özgürce oynuyorlar mı? Yoksa çeşitli mazeretlerle çocukların bahçede oyun hakkı engelleniyor mu? Nöbetçi öğretmenler hangi motivasyonlarla nöbet tutuyor? Fonksiyonları nedir?
5) Hangi tip öğretmenler çocuklar tarafından çok sevilir? Nedeni ne olabilir?
6) Okullarda temizlik-gıda gibi ihtiyaç alanlarında denetleme, prosedürler belirgin iken; çocuk için bir diğer temel ihtiyaç ‘oyun’ konusunda nasıl bir mekanizma var? Ya da nasıl bir mekanizma kurabiliriz?
7)Oyun tabanlı eğitim, drama, çocuk tiyatrosuna dair yayınlar çokça varken, saf hali ile oyunun okuldaki yerine dair yapılmış çalışma, yayınlanmış eser var mı? Varsa da ne kadar çok?
8)Sürekli öğrenci ile temas halinde olan öğretmenin ‘çocuğun en temel gereksinimi oyun’ ile ilgili ne gibi çabaları olabilir? Öğretmenin, oyunun doğasını öğrenme, farklı oyun türlerinde pek çok oyun bilme, öğrenme iştahı var mı?
9)”Bir çocuğun eğitimsiz bir yılını telafi edebilirsiniz, ama oyunsuz bir yılını telafi edemezsiniz” önermesi, meseleyi doğru mu özetliyor? Yoksa çok mu abartılı buldunuz bu düşünceyi?
10) Köy okullarında ya da yarım gün eğitim verilen okullarda  öğrenciler; tam gün şişirilmiş akademik program, ingilizce, sanat, spor programları içinde büyüyen özel okul öğrencilerinden daha mı özgür ve güçlü yetişiyor? Ve devlet okullarının tam gün eğitime geçecek olmasına bu pencereden baktığımızda öğrencisinden neler götürecek?
Diğer bir ifade ile,  kendi başına karar verebildiği anların fazla olduğu, serbestçe daha fazla oyun oynayabilen çocukla, plaza çocukları arasında kendine güven, karakterin güçlü olması hususunda ters orantı mı var? Yoksa bu bir kalıp yargı mı?


Peki sizin ‘okullarda çocukların oyun kültürü’ne dair başka sorunuz var mı?

20 Nisan 2017 Perşembe

Ailelere Oyun Önerileri

Taze bir baba olarak itiraf ediyorum ki çocuğumuzla her zaman oyun oynamak kadar saçma bir önerme yok. Baba olmadan önce de ailelere sürekli çocukları ile oynamalarını önermiyordum zaten. Daha pedagojik bir yaklaşımla nitelikli vakit geçirmelerinden dem vuruyordum.
Artık yaptığım atölyelerde ailelerle paylaştığım şey oyun sağlayıcı olmanın püf noktaları. En önemli bulduklarımı da buradan paylaşıyorum.


1.Oyun kültürü kendi çocukluğunuzda nasılsa şimdi de aynı. Hiçbirimiz amiral battı oyununu, aynı arabayı ya da bebeği hep oynamadık. Sokakta bir hafta bilye oynamak moda idi, diğer hafta gazoz kapağı. Bu değişkenliği bilerek evinizi endüstriyel oyuncaklarla bir yığınağa çevirmeyin.
2.Son oyun atölyesinde büyük karton bardaklar ve gazoz kapakları ile oyunlar oynadık. Çocukların oyunlar ürettiklerini gördük. Bir oyun sağlayıcı olarak alışverişlerinizde neyi nasıl oyuna çevirim bakış açısı ile ucuz eşyaya ve oynayıp gerekirse atılacak materyallere yöneltin. İş yerinizden gazoz kapakları, marangozlardan küçük ahşap parçalar, straforlar, kartonlar. Her hafta materyal değiştirin. Bittiğinde o materyalleri kendi içlerinde kombinleyin.
3.Yaz geliyor. Bahçede, kumsalda oyun oynaması için çocuklarınıza oyun çantası hazırlayın. Mesela küçük bir alet çantası alın. İçine kaşık, kepçe, renkli çubuklar, yapıştırıcılar koyun. Ve bu malzemelerle doğada oyunlarını üretmelerine aracılık edin.
Oyun her şeyle, her yerde…

Her zaman oynamayın ama onlara oyun ortamı, araç gereci sağlayıcısı olun.

12 Nisan 2017 Çarşamba

Müzede Aile Boyu Oyun

Bursa Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi geçici sergisinde binbir çeşit terazi sergileniyor. Bende sevgili çalışma arkadaşım Esra Güneş ile birlikte bu harika sergide bir oyunlu etkinlik yaptım. Etkinliğe Çağdaş Öncü Okulları birinci sınıf öğrenci ve velileri gönüllü olarak katıldı.

Bu etkinlikteki temel amaç; çocukların müzeyi eğlenceli bir gezi ile gezmeleri, dokun-yap-keşfet ekseninde müzede yaratıcılıklarını ortaya çıkarmaları ve bundan sonra gezecekleri müzeler için de kullanacakları bir müze cini ve müze defteri oluşturmaları idi.

Etkinlik sonunda bazı ebeveynlerin geri dönüşü aşağıdaki gibi oldu:

Bu etkinlikte hoşumuza gidenler
-Müze defteri tutma alışkanlığını başlatması
-Müzedeki eserlerle ilgili hikaye yazma
-Kuklaların hazırlanması ve sonunda oynanan oyun
-Müze cini ve cin kullanarak herhangi bir materyal ile hikaye yazımı çok yaratıcıydı bence. Bu tip etkinliklerde özellikle vurgulanan "oyun her yerde ve her şeyle" mesajının oldukça etkili ve yaratıcı olduğu kanaatindeyim.


31 Mart 2017 Cuma

Kütüphanede Oyun

Harikalar Diyarı Anaokulu'nun beş yaş öğrencileri ile Misiköy Çocuk Kütüphanesinde keyifli bir oyunla okuma uygulaması.

Julia Donaldson'ın, Gece Maymunu ve Gündüz Maymunu isimli çocuk kitabı oyun oynayarak çalışmak için harika bir eser. Hikayede geceyi bilmeyen Gündüz Maymunu  sadece gece görülen ya da duyulan şeyleri keşfediyor. Ya da tersi.







Ben de mangal yelpazesi kullanarak iki maymunu canlandırdım. Canlandırmayı her bir sayfayı okuduktan sonra yaptım. Ayrıca her bir çocukta bir şönil vardı ve maymunun tanımaya çalıştığı şeyi çocuklar şönil ile yaptı. Baykuş, ay, kelebek, gölge vb.


Böylece bu etkinlikle sadece bir kitabı dinlemiş olmadılar. Kitaptan yola çıkarak tasarımlar yaptılar. Şönile şekil vererek kitabın okuma sürecine dokunarak, yaparak katıldılar.




23 Mart 2017 Perşembe

Müzelerde Drama Yapmak!

Çağdaş Drama Derneği, 27. Uluslar arası Eğitimde Yaratıcı Drama Kongresini Bursa Temsilciliği’nin başarılı organizasyonu ile “Yaşayan Müze” ana teması ile gerçekleştirdi.  Kongre kapsamında etkinlikler, atölyeler; Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Kent Müzesi, Merinos Tekstil Sanayi Müzesi, Bursa Göç Tarihi Müzesi, Hünkar Köşkü Müzesi, Mahkeme Hamamı, Karagöz Müzesi, Umurbey İpek Üretim ve Tasarım merkezi ile Atatürk Kongre ve Kültür merkezinde gerçekleşti.

Ben bu kongrede katıldığım atölye ve izlediğim bildiri sunumlarında edindiğim izlenimleri paylaşmak istiyorum.