29 Haziran 2020 Pazartesi

Okullarda Oyun Kültürü Atölyesi İçeriği


Okullarda Oyun Kültürü atölyesi içeriği 1 O x 4 H olarak formüle edilmiştir. Atölyenin hedefi öğretmenlerin okul ekosisteminde oyunla barışık tutum geliştirebilmeleri ve oyunu hem ders içi süreçlerde kullanabilmeleri, hem de bir hak olarak serbest oyuna dair doğru tutumlar geliştirebilmeleridir.

Oyun Herkesle: Okullarda farklı yaş gruplarından öğrencilerin de birlikte oyunlar oynayabileceği ve bu dikey ilişkilerin de hem öğrenciye hem de okul kültürüne yönelik yararları tartışılır. Dikey ilişkilerin geliştirilebileceği tasarımsal oyun örnekleri paylaşılır.
Örnek oyun: Önümüzdeki yıllarda drone ulaşımı ile birlikte yaşadığımız binaların işlevselliklerinde de değişimler olacak. Farklı boylardaki straforları kürdanları birleştirici olarak kullanarak drone kullanımına uygun evler tasarlayınız.

22 Haziran 2020 Pazartesi

Pandemi Sürecinde Çocukların Oyunla İlişkisini Kalıp Yargılarla Ele Almak!

İçinde bulunduğumuz pandemi koşullarında sıklıkla sosyal mecraları kullanarak çocukların oyunla olan ilişkisini konuşuyoruz, yazıyoruz. Bu yazıyı da 28 Mayıs günü PlayToyi ev sahipliğinde gerçekleşen ‘Oyuntay’ çalıştayından sonra yazmaya karar verdim. Bana öyle geldi ki çocukların oyun ile ilişkisinde aslında pek de kapsayıcı olmayan ‘kalıp yargılarla’ sorunları ortaya koyuyor ve kalıp cümlelerle çözümleri öneriyoruz. Çalıştığım okul, yaşadığım çevre nedeniyle orta sınıf kentli bir sosyokültürel yaşantı sahasından hareketle, günümüz koşullarında çocuk ve oyun ilişkisini belirli ezberlerle ele aldığımı fark ettim. Bu yazı için ‘kalıp yargı’ meselesi üzerine düşünmeye başladığımda iki yaşanmışlığımı hemen hatırladım.

9 Mayıs 2020 Cumartesi

Çocukları Bekleyen Asıl Tehlike


Elbet okullar açılacak. Elbet sonunda çocuklar sokağa çıkacak. Peki okula gittiklerinde onları ne bekliyor? Ya da sokağa çıktıklarında? Aşağıda alıntı yaptığım Korku Kültürü - Frank Furedi'nin kitabının ilk baskısı 2001 yılında yapılmış. O yıllarda dahi söyledikleri çocuklar açısından ürkütücüyken gelin bir de bir kaç ay sonrasını düşünerek aşağıdaki yazılanları okuyun.



26 Nisan 2020 Pazar

Korona Günlerinde Evde Oyun Kültürü


Aşağıdaki yazı Mimesis'te yayınlanmıştır (http://www.mimesis-dergi.org/2020/04/korona-gunlerinde-oyun-kulturunun-onemi/)

Sevgili Bülent Sezgin koronavirüs pandemisi nedeniyle değişen eğitim koşulları içinde drama, tiyatro eğitimi ile ilgili kapsamlı bir yazı kaleme aldı. Bu yazının k12 okullarında neler yapıldığına ve yapılabileceğine dair önerilerine ben de bu yazıyla katkı sunmak istiyorum.
K12 okulları online eğitimde ilk refleksini öğretmeye odaklanarak verdi. MEB’nın EBA üzerinden devam ettirdiği programlarda bildiğim kadarıyla sahne sanatları ile ilgili bir çalışma yok. Özel okullarda ise kostüm giyme, makyaj yapma, kameraya küçük bir performans sunma gibi bazı etkinlik örnekleri görüyorum. Bu işler de bana çocuk merkezli olmaktan çok, çocuğun sosyal medya paylaşımları için araçsallaştırıldığı etkinliklere benziyor.

Peki ben ne yapıyorum?
Bu süreçte öncelikle ilkokul öğrencilerime odaklandım. Her gün bir sınıftaki öğrencilerimle birebir görüntülü görüşmeler yapıyorum. Yaklaşık on günde bir aynı sınıftaki öğrencilerle diğer tur görüşme sırası geliyor. Bu on günlük görüşme arası için öğrencilerime görevler veriyorum. Bunu da bir oyunlaştırma kurgusu içinde gerçekleştiriyorum.

16 Nisan 2020 Perşembe

Kriz Zamanlarında Oyun: Ailelere Destek

İPA, Uluslararası Oyun Derneği benim de üyesi olduğum, oyunun dünyadaki üst çatı kurumu. 2014 İstanbul Kongresi ardından Oyun Hareketi Derneği'nin kuruluşuna vesile olmuştur. Bu döküman ebeveynlere, öğretmenlere, evde çocukla yaşamak üzerine ahkam kesenlere referans bilgiler içeriyor.

Words by: Theresa Casey.    
Türkçe çeviri: Beyhan Ataş, Feyza Yeliz Bayındır, Leman İşbitiren, Hatice Kılavuz Doğan, Hatice Sapmaz, Gülen Şahin Boğaziçi Üniversitesi, Erken Çocukluk Eğitim yüksek lisans öğrencileri 
Türkçe uyarlama: Mine Göl Güven Boğaziçi Üniversitesi, Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi 


Kriz Zamanlarında Oyun:  
Ailelere Destek 
  
Dünya, eşi görülmemiş bir krizin üstesinden geliyor. Biz küresel salgınının zorluğuyla yüzleşirken, ekonomi ve sağlık üzerinde büyük bir etki oluşmakta.   

Koronavirüs salgınının kendisi ve hükümetlerin bu salgına verdiği tepkiler, tüm dünyada çocuklarını etkiledi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (UNCRC) çocukların temel ihtiyaçlarını tanımlamaktadır ve bu ihtiyaçlar çocukların oyun oynama hakkını da içermektedir. Çocukların oyun oynama haklarının şu anda desteklemeye ihtiyaç vardır, bu yüzden IPA olarak Kriz Zamanlarında Oyun: Ailelere Destek dokümanını hazırladık.

9 Nisan 2020 Perşembe

09.04.2020 - Yüz Metre Koşar Gibi Başladık, Ama Koşu Maratonmuş!

Son günlükten bu güne yaklaşık on gün geçmiş. Bu arada aslında hiçbir şey değişmedi. Hava yağmurlu ya da sert poyraz vardı. İlk kez bugün dışarı çıkabildik ve Masal güneş altında bir saatten fazla oynayabildi. Şükür...

Okulların uzaktan eğitimdeki çabaları da bence günleri verimli geçirmek için takdire değer katkı sağlıyor. Masal'ın gün içinde rutinleri oluyor ve bize de iyi geliyor. Ali öğretmen iki gün önce pestilini çıkardı mesela. Aslında her gece uyku öncesi lazım :) Bugün dans eğitmenlerinin çektiği video da hem çok eğlenceli hem de Masal'ı çok iyi hareket ettirdi. Diyebilirsiniz ki internette bir sürü etkinlik videosu var. Kendi öğretmenleri ile kurdukları bağ gibi olmuyor.

Tüm bunların dışında ya kedi, ya tavşan bizimkisi. Biz de bazen Masal, bazen büyücü falan oluyoruz. Aslında hayal ettiği şeylerin (hayvan sahibi olmak) oyunla tatminini yaşıyor. Ya da provasını yapıyor. Bizi oyun arkadaşı olarak her (seçeneği olmadığı için) geçen gün daha fazla kullanıyor. Bizim de (tam da tahmin ettiğim gibi) pilimiz her geçen gün daha da tükeniyor. Neyse ki havalar iyileşiyor.


(Masal köpüş taklidi yapar ve susadığında tezgahtan su içer.)

Bir çocuğun en çok akran etkileşimi ile büyüdüğü dönem eve hapsolması ve sadece anne-baba ile muhatap olması oldukça zor bir durum. Evimizdeki oyun kültürünü yüz metre koşar gibi adanmış bir ebeveynlik tutumu ile harcamak yerine, maraton koşuyor gibi nefesi ayarlayıp sürdürülebilir kılmak önemli. 

31 Mart 2020 Salı

31.03.2020 - Oyuna Hazırlık Süreci mi? Oyunun Oynanma Süreci mi Kıymetli?

Okullarda Oyun Kültürü atölyesine katılan bir öğretmenimiz geçenlerde bu görseli iletmiş. Mesajında sizin dikiş makinası örneğiniz aklıma gelerek sizinle paylaşmak istedim demiş.




Evet ben çocukluğumda bir diliş makinasını uçak gemisine çevirmek için saatlerimi verirdim. Kartonları kesip Amerikan süvari kaleleri yapardım. Etrafa da kızılderili çadırları yapar (kağıtlardan), yastıklarla da araya dağlar tepeler koyardım. Bu oyun alanını hazırlamak diyelim ki 40 dakika sürüyorsa oyunu oynamak 10 dakika sürerdi. Oyuna hazırlanmanın kıymetini Harikalar Diyarı bahçesine çocuklarla birlikte bir kum havuzu inşaa ederken keşfetmiştim.

Geçenlerde de; Masal'la birlikte merdiven altını evcilik köşesine çevirmek de hem zaman hem de heyecan anlamında yoğun gerçekleşti. Masal şimdiyse ara ara içinden bir şey alıyor ve bir şey koyuyor. Yani bizim beklediğimiz gibi saatleri orada geçmiyor. :(((

Şimdi STEAM dedikleri şey ve endüstriyelleşmiş tasarımsal oyunlar aslında post modern endüstriyel kültürün bir uzantısı. Prospektusa bak, parçaları birleştir.

Kıyaslayın bakalım, hangisi daha çok tasarımsal deneyim sunuyor, yaratıcılık kullandırıyor?